31 Ocak 2014 Cuma

Asos'tan 2014 Yeni Yıl Alışverişi 2


DİNOZOR KAZAKLARI

Jil Sander, Dinozorlu kazak çorap vs çıkarttığında, buna para verecek kadar ne zengin, ne de moda sever olmadığım için üzülmüştüm.

Jill Sander Yün Kazak: 500$
Elbette kaliteli ve harika. Üstelik de Brontosaurus gibi hiç de popüler olmayan bir dinozoru seçmesi.

Evet dinozorların hastasıyım ve de şanslıyız ki bu fikri çorlamakta beis görmeyen iki marka var. Asos ve Brave Soul;

Asos: 22 E. Siyah bir tane daha kazağa ihitiyacım yok. Ama Harika.



Brave Soul: 35 E. 2 rengi var. Bu daha iyi gibi. Ve de daha iyisini bilmesem dinozoru Jil Sanders'ten çaldıklarını düşüneceğim :) Olsun. Bizim paramız da buna yetiyor.


















Yine Brave Soul ve yine aynı fiyat
Böğründe T-rex iskeleti olan bir kazağın olsun mu diye sordular. Neden olmasın? dedim




















BONUS:


Asos Kravat İğnesi: 11E

Modern Dünyada neden kravat iğnesi her geçen gün daha da azalıyor bilmiyorum. Haftada en az 2 gün business gömlek giydiğim halde, hiç bir zaman gömlek düğmesine ihtiyaç duymuyorum ve de kim alıyor bunları bilmiyorum. Sanırsam hediyelik. Ama kravat iğnesi öyle mi? Bir kere kravatı yerinde tutuyor. Gerçekten de eğer slick bir look istiyorsanız, kravatın katlanmasındaki mükemmellik kadar, yakalara ne kadar yakın oldığı, her zaman ortada ve bükülmeden durması da önemli.

Bir de; İlla Aşağılara takmaz zorunda değilsiniz kıravat iğnesini. Boynunuzdan bir karış aşağısını ve biraz yukarısını da deneyin.

Bu kadar az kravat iğnesi çeşidi varken, bir dinozor görmek harika! O kadar övdüm. ama almayacağım; ta ki inene kadar.

Asos'tan 2014 Yeni yıl indirimi alışverişi

Yeni post, ne ile ilgili diye kafa yormak yerine, Asos'tan aldığım şeyleri, anlataraktan yazacağım. Euro o kadar pahalandı ki, artık mantık silsilesine oturtamıyorum, ne ara böyle oldu diye. Fiyatları da TL üzerinden düşününce hiçbir şey alamıyorum. Neticesi, 10 Euro'ya görürsem kapıyorum.

Asos, erkek online alış veriş için mekke. Bu arada 70 Euroyu geçtiğiniz an Tr'deki dağıtımcısı şerefsiz lojistik ordino, vırt zırt ve kendileri için kallavi bir takip ücreti alabilmek için ellerinden geleni yapacaklar. Alacaklar da. Neyse, geçmeyeceğiz 70 Euro'yu. Bir cent bile. O yüzden aramarda genelde üst sınırı kapatyorum 70 E ile. Beğensem de almayacaksam anlamı ne?

Asos Cable Jumper with Studs; 15,45 E

Sanırım en sevdiğim bu. Ama indirimde 50 tl'ye %100 akrilik bir kazak almak :/ Zaten her gün giyilebilecek bir şey değil, ama oladabilir. Dikenler plastikmiş çünkü. Bir de makine de nasıl yıkanır çıkar mı bilemiyorum.



French Connection Backpack: 16,86 E

Ucuz olduğu için alldığım bir şey. Sırt çantası çok takıyorum. Bordo da yoktu. Tabii FCUK olmasa almazdım. Ama Logo delisiyim de demek olmamalı bu. Eastpack, Jansport da logolu ve Daha pahalı.














Markaya Giriş: BRAVE SOUL

Daha önce nasıl dikkatimi çekmedi bilmiyorum. Ama Brave soul isimli marka, kötü bir şey üretmekten aciz ve de, gayet iyi fiyatlar sunuyor.


Hem şık hem üçgen gösterecek bir kazak. 35,90 ve de sadece %100 akrilik olduğu için kaybediyor. Herşeyle giyilir ve Heryere giyilir.


















Brave Soul'dan harika 2 kazak da bir daha ki postta.

3 Ocak 2014 Cuma

MODUS OPERANDI

Modus operandi*, latince çalışma yöntemi demek. Mesela Akp için mağduriyet, RTE için diktatöryel diyebiliriz.

Pekiyi bu blog için ne? An itibariyle 3 yılda 20 post ve de pek tutarlı bir ritm yok.

Bir de bu ilk blogum ve bu işler nasıl oluyor sadece tahmin üzerinden konuşuyorum. Aslında başka moda bloglarına pek de baktığımı söyleyemem. Ancak blogger, devamlı gözüme hangi postların kaç kere görüntülendiğini, gün başına kaç view aldığını sokarak, bir takım popülarite kaygılarını katalize ediyor.

Bu konuda, eş dost toplamak için başka bloglara girecek ve commentlerle networking yapmak için motive değilim. Reklam amaçlı kendi postuna referans veren commentleri de Spam olarak görüyorum. Aslında Self promoting'in ayıp olduğunu düşünmüyorum ama gündelik hayatımda da bu konuda iyi değilim - yapabilsem kariyer amaçlı yaparım. Bir de çok da sikimde değil, Türkiye'nin önde gelen erkek moda blogger'lrından birisi olmak. Bir de google aramalarından 3600 sayfa görüntülenmesi var (uh-mazing!) bu da benim için gayet yeterli. Yani moda haftalarına çağırılmak, cat walk izlemek gibi gayelerim yok.

"Ne zamandır yazmıyorum"  muhabbetlerini de açıkçası sevmiyorum bloglarda. Geçen mercimek çorbası tarifi baktım ve kadın, 3 paragraf işlerinden güçlerinden bahsetmiş, postların aralarının artmasını haklı göstermek için.

Bazı insanların bu tip problemleri olabilir, lakin benim yok. Çünkü hiç bir zaman bu bloğa düzenli yazmadım dahası değil takipçi, atılmış bir comment bile yok.

Aslında en azından ayda bir sağda solda ne var diye bakıp yazsam diyorum, ama problem sanırım moda ile çok da haşır neşir olmamam. Çünkü 4 mevsim var. 2 tane moda dergisi var. Paramın yettiği, tarz ve yaşadığım şehirde bulunan ise bir mağaza var (Zara). Her ay da moda değeri olan şeyler almıyorum. O yüzden, belki de bir blogu dolduracak kadar çok diyeceğim yok moda hususunda.

Tabii ki Lady Gaga, A markasının Limited Edition çılgın ayakkabısı, Nylon dergisinde bir spread, Erkek moda bloglarının gözlemime göre alamet-i farikası. Umarım yazıda size aktarabiliyorumdur, o tip blogları sevmiyorum ve de bu bir zevk meselesi. Her insan beğenmediği şeyi küçük görebilir. Ama asla kimseye saygısılık yapmak, laf sokmak gibi pasif agresif davranışlara girmek istemem. Dediğim gibi, insan bazen yazarken kendini beğenmiş ve kinayeli bir tonu farkedemeyebiliyor, konuşmaya nazaran.

Neticesi, her sezon başında en azından Trendleri kabaca gözlemleyen ve anahtar parçalar için ulaşılaiblir ve zevkli (Tabii ki benim için) opsiyonları sunan postlar hazırlamaya gayret edeceğim.

Aslında, Beğendiğimiz look'ları, elimizde olan imkanların dahil olduğu kadarıyla tamamlamaya çalışıyoruz.
Yani, pahalı bilmem ne, ama Michael Kors look book'undan resim koymakta beis görmeyebilirim. Sonuçta hala iddiasız, mütevazı erkek giyim blogu olmaya devam ediyor.(Mütavazı derken, Blog'a koyduğum arka plan resmi ve kürk üzerine yaptığım logoya bayılıyorum.O hariç mütevazı.)

İmla hatalarından tiksiniyorum. Bir takım laubaliliklerden de. Bir de teknik olarak pek de bilgili sayılmam ama derli toplu ve erişkin bir blog yazma gayesindeyim.



* Gereksiz yere uzun ve havalı laflar eden kimse: sesquipedalian

5 Mart 2013 Salı

Optik Çerçeveler

Yakın zamanda kendime de aldığım için ne var ne yok yazmak istiyorum. Neticede, okuma gözlüğü her yıl değişen bir moda döngüsüne sahip değil. Aslında, bir çok marka her yıl yeni kolleksiyon çıkartmıyor.

Ama, nasılsa, Atasun gibi büyük gözlük sağlayıcıları son 4 yıldır sağda solda olan modelleri stok etmiyor. Mesela Ray-Ban Yuvarlak çerçeve;

Tabii, Wayfarer gibi Ray-Ban'le özdeşleşmiş bir model değil. Hemen her marka da yuvarlak camlı kemik çerçeve üretiyor. Aslında gayet iyi, ama kenarlarındaki zımbaların çok referansiyel olduğunu düşünüyorum. Çünkü optik gözlükleri her zaman takıyoruz ve çok daikonik olmaması gerek bence, ilham aldığı döneme yönelik.



İkinci beğenim ve şu an kullandığım gözlük; New Wayfarer.

Bahsettiğim gibi wayfarer'ın tarzını, gündelik şehir yaşamına yönelik streamline etmişler. Bir de wayfarer, öne doğru açılı bir model, New Wayfarer Astigmatımızla çatışmayacak şekilde göz kürelerine dikey düzlemde paralel duruyor.

Club master'ı çok sevdiğimi önceden söylemiştim.

Ama halen Egdy, kullanan az olduğundan. Sanırım TR'de hala okuma gözlüğü olarka kullanan insanların %80'i 60 yaş üzeri filandır. Bir de çok fazla altın var bu çerçevede. Bu da kitch' kaymasına neden oluyor. Ama taşıyabilenler bir de sanırım meslek olarak sosyal bilimler felsefe ve psikololoji ile uğraşanlarda abes durmaz. Ama dediğim gibi sıkıntı wayfarer kadar alışık olunmadığından tek gözlük olarak pek kullanışlı olmaması. Mesela, bermudayla filan abes durur, değil mi?

Klasik Opsiyonlar:

Persol'den bahsetmek gerek. Çok yaygın bulunuyor ve tuzlu. Ama kaliteli ve James Bond'a sponsor olaccak bir kurumsal kimlikleri var. Understated ve rahat. Elbette bu bloğa geldiyseniz biraz daha tarz ön planda ve marka logosu bulunan bir şeylere meyiliniz olabilir, ama katılmıyorum. İyi bir gözlük, iyi bir takım elbise gibi fiyatına ve markasına referans vermeden şık ve pahalı duru. Persol de bu markalardan.

Yuvarlak camın Persol yorumu ve imzası ekspoze menteşeler.







Clubmaster'ın optik yorumu. Çok iyi.






Ucuz Opsiyonlar:
Her zaman ucuz güneş gözlüğü alıp optik cam taktırabilirsiniz. Çakma da alınabilir. Bir de UV camlarını kullanmayacağımız için göze de zararlı olmayacaktır. Ama ucuz gözlükler kırılıyor. Öyle bir durum var. Özellikle sezondan alacaksınız, 2 tane almakta fayda var. Çünkü cam, gözlükten pahalıysa, gözlük kırılınca zarara uğramış olacağız.



Zara'dan  59.99.
Zara'nın gözlükleri umulmayacak kadar kaliteli ve her zaman gözlük kabı ile beraber satılıyor (ve bu bir kalite göstergesi)

Elbette denemek lazım. Bir de siyah çerçeve çok hipster duruyor benim kanaatimce. Bir de materyali ucuz olduğu için çerçeve iskeleti kalın yapılmışç

Fena değil.













  Asos'un. Süper sade, gayet ideal. Fiyatı da 12.99.
Ama bebek gibi bakmak lazım bu çerçevelere.
















Ve en son en iyisi.
Topman; 14£.









Opsiyon:

Spitfire, takılabilir güneş gözlüklü çerçeve; kahverengi ve siyahı var







Metal Çerçeveler:
Neden Takmamanız gerektiği konusunda tek bir argüman var. Ama sanırım gayet ikna edici





Edit: Aldığım gözlük, siyah clubmaster

31 Ekim 2012 Çarşamba

Kış 2012-13 / Trendler Neler?

Tabii, pahalı markaların adını zikrettiğimiz doğrudur, ama her türk beyi gibi dolabımızın %99'u Zara, Asos ve H&M.

Bilemiyorum bir istikrar yakalar mıyım, ama ayda bir, yenilerden bu 3 markadan, beğendiğim ve (kendime alacağım/aldığım) şeyleri yazayım diyorum. Yani, kendimden kastım, giyilebilir, fonksiyonel ve çok da cafcaflı olmaması yönünde.

Tabii, trend neyse onu beğeniyoruz, ama bu kış öyle görülüyor ki 80'ler dışında ekstrem bir trend yok.

Aztek hala var. Ancak, daha grafik ve büyük desenler halinde.

Tabii, 80'ler diyince, neon renkler, iri baskılar Allahın emri. Ama tabii, kişisel karar vermek lazım. 80'ler 3 senedir var. Bir çoğumuzu baydı. Silüet olarak da çok kabul edilebilir olmayabilir Millionaire Boys Club'dan alacağınız yatırımlık bir balon ceket 2 sene sonra.

Evet, 2 seneden de çok giymeyi bekliyorum.

Ama mevsimlerden kış. Yani siyah taba filan hemen her şey. Ama normalden fazla renk var. Neon Pastel filan bunlar da lacivırt değil misal.

Sparks Oliver Kazak, 120 E. Tabii şirin bir şey, demonsratif olduğu için koydum bunu. Yoksa, tuzlu sayılır.

Bu kaba örgü, gök kuşağının her rengi kazakları her marka üretmiş. Tabii, pek vücut dostu değil, hem örgü hem desen hem renk, zayıfları ayıran bir trend. Giyerim dersin giyersin, ama öyle durmaz işte.

Bir de gömlek olmuyor bunların içine, ziyadesiyle spor.

Pierre Cardin, geleneksel yıllardır yapar bu kazakları. YKM/Boyner vs outletlerine bakmakta fayda var, ucuza bulabilmek için.









Bir all over print. Bu defa Asos'tan. 80'ler işte budur.

Ya, ikinci el arayabilirsiniz.

Ama onlar da balon gibi. Asos market place'de bile pahalkandı bu kazaklar. Bill Cosby diye geçiyor bazı yerlerde.

Aslında eğlenceli. Ama ev kazağı gibi. Bu tip şeyleri taşımak biraz da zor, kesimli şeylere göre.











BOMBER JACKET

Amerikan GQ itelediği için öğrendik. Bu sene trenmiş. Hakikaten gerisindeyim, ama üreten firma da yok. her yerde bir tane emsallik var bomber jacket.



Asos'tan ve 62 E. Örnek olsun diye koydum bomber jacket neymiş diye, gayet standart. İşte, Subaylar giyiyor bu monttan. Kollar reglan oldu mu da collage jacket oluyor (Frankie Marshall'ın yaptıkları)


















Bu iyi olanı işte, River Island, yine 60 .
Kolları sun, deri. Spora da gider klasiğe de