9 Ekim 2014 Perşembe

Kış 2014/15 trendleri

Elbette, trendlerin kölesi olacak kadar ne ortamımız ne vaktimiz ne de paramız var. Lakin bir şeyin moda olması demek, bir sürü mağazada, bir çok varyasyon ve kalıpta üretileceği ve sevdiğimiz şeyleri severek alabileceğmiz anlamına geliyor.

Aslında bu yıl, belirgin bir şey yok. Beyaz spor ayakkabılar ve fitilli kot geri döndü. Ama çılgıca da geri dönmedi. Aslında individualism; her şeyden heryerde azar azar var. Kadın modasında kışın yaz/yazın kış renkleri modaydı. Henüz bize böyle bir bilgi ulaşmadı.

Benim de açıkçası bu sezon gayem, bill cosby kazaklarından buldukça almak. Onun dışında, geçen senelerden her şey yeter diye düşünüyorum. Bu nedenle, armutun sapı üzümün çöpü şeklinde bir yazım tarzım olabilir bu postta, peşinen özür dilerim- çünkü hiç bi siki beğenmeyen milyon tane blogger var ve ben de bunlardan biri gibi olmak istemem.

Sanıyorum bir yerden başlamak lazım:

SHEARLING MONTLAR

Shearling ne demek? Maalesef google da güzel bir türkçe veremedi bana. İngilizler "borg" diyor. Yine Tureng'de uygun bir çeviri yok. ama bu, dışı koyun postu içi koyun kürkü olan, peluş gibi görünen kürk türüne deniyor ve de Shearling, öyle görünüyor ki "must have" ürün bu yıl. Herrr marka, her designer yapmış bir ürün.

 Bu e-bay resmine benzeyen mont uygun bir örnek, çünkü shearling 70'lerde çok moda olmuş, Hatta o dönem insanların Almanya'daki akrabalarına filan getirttiği bir kürk türü.  Kruvaze yaka ve genelde daha açık renk olan kürkler vintage satan hemen heryerde var.

Kürke bakış açısı çoğu zaman yoruma açık değil. En azından benim için çoğu zaman kısaca: hayır. Ama bu durumda ikinci el olması ve de koyun gibi sadece derisi için yetiştirilen/öldürülen bir hayvan olması nispeten etik hale getiriyor.

Shearlingle ilgili asıl sıkıntı fonksiyonellikle ilgili aslında. Birincisi küresel ısınma ve artık o soğuk kışları pek yaşamıyoruz, ikincisi ise yağmurda karda bozulan ve ağırlığı 50 kg olan paltolar bunlar. Yani (bende olduğu gibi) çoğu zaman dolapta gözünüze çarpacak ancak uygun enerjiyi/hava koşullarını bulamayacak bir haleti ruhiyyede olacaksınız.

Bir de kalınlığı. Sadece ağırlığı değil, üst bedene kattığı hacimle de taşıması zor bir parça haline getiriyor. Gerçi moda yıllardır uzun boylu ve zayıf anatomiler için ürünler üretmekte, bu da hakeza öyle bir ürün.

Ancak bu tip kabanları seviyorsanız, yazının başında dediğim trend mefhumu burada söz konusu oluyor; bitli ikinci ellere kalmadan ya da asos gibi yerlerden sahte deri alarak ekonomiğe kapatabilecek bir fırsat var.





Asos'tan 92,40 euro. Demek ki 60 sterlin filan. Aynı montun Bomber versiyonu da var, Resmini koymadım ama linkte görüyor olmanız gerek. Fena değil. Ama ne zaman giyilecek? Soğukta soğuk sıcakta sıcak tutar vb.

Eğer güzel bir biker montunuz yoksa bu sezon H&M dahil bir çok mağaza uygun fiyatlı gerçek deri modeller sundu, alabilirsiniz.




Yine Zara'da daha tarz bir alternatif mevcut. Astarı değil sadece yakası kürk ve yaka maalesef kapanmıyor. Modeli parka, rengi fena değil ve de kalıbı güzel. 470 tl.

Yine aynı fiyat, yine Zara ve yakasındaki kürk çıkabildiğinden basic ve versatile bir kaban. Ancak bu tip Kürk yakalı kumaş kabanların tarz ve pezevenk arasında ince bir çizgide yürüdüğünü düşünüyorum. Yani bir sağa sola danışmak lazım "oldu mu?" diye.

River island borg biker jacket sanırım en güzelleri. Sade ve yeteri kadar detay var. 105 Euro, biraz ileri segmentte faux laeather bir ceket için, ama River Island'ın kesimleri genelde milyon dolar duruyor.


Topman'de bir sürü alternatif var. Sanırım şaşırmamak gerek, çünkü en çok moda iddiası olan ingiliz street wear onlar.
Topman black borg lined biker klasik ve seksenlere referans veren bir silüet ve kruvaze kısmı çok kaba olmadığı için açıkken de güzel duruyor. 5 sterlin ucuza çok benzeri bir tane daha var ve River Island'a avantajı makinede yıkanabiliyor oluşu.


KAMUFLAJ

Military her daim var, ama bu yıl bildiğin kamuflajlar var sağda solda sanki acemilikten kalmış gibi. Ben şu an askerlik yaptığım için çok sıcak bakamıyorum. Tabii kamuflaj giymenin en azından yurt dışında hırbo bir imajı var. Biz de sanırım yok. Ama street olduğu sürece kamuflajın her tür gideri var bence.


Paul Smith.



WESTERN

Bu da olmak zorundaydı. Zira Azteğin boku çıktı ve "Southwestern" giysiler bir kaç yıldır kadınlarda moda.  Burberry gibi bir çok marka nereyse western film setinden çıkmış bir sürü şey koydu podyuma. Elbette Levi's mont gibi main stream olmuş bir çok western giyim var gündelik hayatımızda, ama ben kostüm olmadan modern ya da sade olabilen bir kaç parça göstereceğim


Zara ve ortadaki detay zincir. Gayet pahalı duruyor. Ucuz da değil 90 tl. Ama giyilir.


Asos'taki bu montun sıkıntısı şu; Gerçek deri olduğu için 177 euro ve sanıyorum kimse bu mont için ordino parası verecek kadar düşkün değil. Elbette 75 euro olacak bir gün. Değer mi? değmeye de bilir yani.


OVERSIZED

Seksenler devamı olarak kocaman kazak ve tshitler hala varlar. Ben geniş yakalarından ötürü gayet düşkünüm. Ama skinny jeanlerle tunik/tayt çağrışımı yapan bir kombo oluyor ki bu hoş değil.
Ama rahatın moda olduğu nadir durumlardan birisi. Ben tüketme taraftarıyım.

ESKİTİLMİŞ KOT

Kotlar bollaştı ve aşırı eskidi. Yamalı yırtık pırtık ve renkler genelde koyuya çalan tonlar. Acid wash ve Buz mavisi pek gözüme çarpmadı. Giyilebilir. Tabii ben eskitilmiş kotun, yani taşlanmışı imtina ederek; ağzına sıçılmış kotların "poser" olduğunu düşündüğümden rahat giyemiyorum. Ama kotlar, kesimleri sebebiyle vintage olmayan şeyler. Yani deniyorsun ya beli yüksek oluyor ya paçası kısa bilmem ne. Bershka'da var bi sürü, bir de ucuz. Ama diesel yıllardır seviyor böyle kotlar yapmayı.

5 Ekim 2014 Pazar

ALDO Sizi Studded Hi-Top Trainers

 %5o indirim ile, şu an asos'tan alınabiliyor.
Yaklaşık 50€ ve >43 numara ayağı olanlar tüketebilir.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

İç çamaşırlarında Öncelikler ve Marka Obsesyonu

Sanırım yaşım itibariyle de (Az daha 31 olacak), disposable fashion diye tbir edilen, bir kere giyinsem parasını çıkarır tarzı, ucuz ve iddialı giyimden soğumaya başladım. Tabii bu da şöyle iki sonuç doğuruyor;

- Lacivert V yaka kazak ya da Polo T-shirt'te fashion forward hiç bişey yok.
- Pahalı basic giyim bile pahalı.


Yakın zamanda, iç çamaşırlarımın tamamını Cavin Klein'a dönüştürmeye karar verdim. Çünkü neden olmasın? Marka iç giyim 50 kat daha rahat ve dayanıklı. Çorap tercihim olan Lacoste'un cidden yıllardır maliyetini haketmediği bir zaman olmadı.

Asos outlet'ten 3x3 pack Calvin Klein basic trunks aldım ki 9 don çamaşır yıkama sıklığımda gayet yeterli bir rakam. Toplam 150 € harcadığım bu harcama neticesi hiç memnun değilim. zira; 30 derecede elde yıkamak gerekiyor ve de iç çamaşırından bahsediyoruz. 40 derecede siyahlarla, siyah deterjanıyla yıkadığım halde rengi atmaya başladı; birinde bir delik var.
Artısına gelince; gayet rahat. Özellikle bandı. lakin giyince Calvin Klein modellerine uzaktan yakından benzemiyorum.

İç çamaşırından ne kadar kilometre bekliyoruz? Ben yıllardır tercih olarak siyah giyiyorum; temiz görünmesi açısından çünkü çamaşır suyuna basacak kadar sabrım yok. Çünkü bu sonu olan bir yol değil. Esnerse, rengi atarsa atıyorum. Önceden iç çamaşırı markam Goldenbay don başına 20 tl ile (= 9 €) nispeten kalın ama çok daha dayanıklı ve de spor dostu bir kullanım sağlıyordu.

Ya tabii bir marka obsesyonum da yok değil. Çünkü erkek iç giyimi aslında dış giyim de. 90'larda erkek iç çamaşırının pantolon üzerinden gösterilmesinin moda olması nedeniyle bazı feministler haklı olarak bir cinsiyetçilikten bahsetmişti; çünkü kadın iç çamaşırı saklamak içindir ve saklanmalıdır. Gerçi yine 90'larda beyaz gömlek siyah sütyen de moda olmuştu.


Bu resim Calvin Klein'ın #mycalvins kampanyasından. 90'lardan beri, don lastiğinde logo, neredeyse 40 liradan pahalı her donda bir standart. Üstelik başka bir giyim parçasında bu boyutta logo görmeyi kıroluk adlettiğim halde, iç çamaşırında bir çifte standart uyguluyorum.

Neticesi, aldığım bu donlar en son Calvin'lerim olacak. Yeni bir markayı seneye kadar düşünmek zorunda değilim umarım. Türk markaları küçük görmem de beynimin kapitalizmle yıkanmasından haiz olsa gerek.

25 Mayıs 2014 Pazar

Asos'ta 48 saat %70 Brave Soul indirimi



Sizin için ucuzdan pahalıya sıralanmış linkimiz burada.

Mayolara da bakmakta fayda var, adedi 14 euro'dan

4 Nisan 2014 Cuma

COLOR BLOCKING

2014 ilkbahar yaz trendlerinden kısaca bahsetmek amaçlı başladığım bu entry bir şekilde moda tarihi dersine dönüştü ve sonra formatı değişteyim ve ilgimi çeken trenler üzerine ayrıntılı müstakil entryler yazayım dedim.

Evet konumuz bu yaz ne giyeceğiz? Şu aralar almakta fayda var zaten yazlıkları hem midseason sale hem de kargonun yurt dışından gelmesinin bir ayı bulması gibi sebeplerden

Bir süredir net bir trend yok aslında erkek modasında, çünkü 2000'lerde sırayla her dönem ve her silüet bir ara moda olduğu için pahalı modacıların (ve de ulaşılabilir fiyatlı zara benzeri muadillerin) yaptıkları herşey ya gündelik için çok ekstrem ya da yakın zamanda yapılmış oluyor.

Devam edelim;

COLOUR BLOCK:
Aslında ingilizcesi türkçesini karşılıyor. Renklerin blok halinde olması. Bu 50'lili yılların olayı aslında.


Piet Mondrian ve kompozisyonları 30'ların sonuna kadar uluslar arası olmadı ve ben bu estetiğin o dönemin modasını etkilediğine eminim.


Colour blocking, aslında bir çok minimalist desinatörün trendden bağımsız devamlı yarattığı bir esetitik.

Mila Hermanovski ve uniseks desinatör Rad Hourani neredeyse sadece siyah ve beyaz color blocking kullanarak yıllardır çok havalı kolleksiyonlar sunuyorlar. Tom For yakın zamanda color blocking ağır olan retro bir kolleksiyon yaptı ve de minimal look olarak uzak doğu modasında yıllardır var.



Color blocking kabaca; iki rengin giyimde blok şeklinde farklı farklı durması demek. Bu estetik, farklı parçaların birbirinden farklı renkler olması ile de sağlanabilir, aynı parçada keskin renk değişimleri olması ile de.

Gömleklerde, kazaklarda ve t-shirtler color block neredeyse gardrop temel parçalarından. ama artık pantolon gibi diğer parçalarda, üst giyimde ise daha iddialı/çarpıcı kombinasyonlar olarak görüyoruz.

 Do Rego & Novoa
Do Rego & Novoa, neredeyse tamamen colur block ürerinden esinlenmiş bir kolleksiyon çıartmış. Fikir vermesi açısından lookların tamamı burada. 50'ler etkisi yadsınamaz tabii.



BÖHEMIAN lookbook'tan. Daha urban ve daha az dönem referansiyel iki look. Desenli pantolonlar hakkında yorum yapmak istiyroum aslında;
İnce ve uzun bacaklarınız varsa oluyor. Ama bu pantolonları taşıyabilecek isnsanların çoğu isviçre alplerinde yaşadığı için ya gereksiz 80'ler ya da feminen duruyor insanların çoğunda. Bu desen gerçi, artık kamuflaj ve tomlar birbirine çok yakın. Götüm büyük görünür diye bir endişeniz yoksa neden olmasın.



Urban Outfitters Spring Summer lookbook.